FİLTRE KAHVE NASIL İÇİLİR?

KAHVENİZİ NASIL ALIRSINIZ? ESPRESSO VE TÜREVLERİ

Espresso ve Espresso ile Yapılan Türev İçecekler:

Espresso ile yapılan içecekler arasından en popüler sekiz tanesinin nasıl hazırlandığını açıklayacağız. Bu listede yer alan kahveler, farklı ülkelerde kolayca bulabileceğiniz yaygın kahve çeşitlerinden oluşur.

Espresso – Double Espresso

Espresso, kahve denildiğinde akla gelen en temel kahve çeşididir. Bu kahve su ve espresso kullanılarak yapılır ve shot olarak adlandırılır. Double espresso ise iki shot espressodan oluşur.

Americano

Rivayete göre espresso Amerikalılara çok sert geldiği için İtalyanlar Amerikalılara espresso üstüne sıcak su ekleyerek kahveyi sunmuştur. Bu kahve hazırlanırken fincanın üçte ikisi sıcak suyla doldurulur ve üstüne bir shot espresso eklenir.

Cappucino

Capuccino, espressodan sonraki en popüler kahve çeşidi olabilir. Bu kahve çeşidi hazırlanırken fincana bir shot espresso koyulur. Daha sonra üstüne buharda ısıtılmış süt eklenir. Son aşama olarak da 2-3 cm kalınlığında süt kreması eklenir. Bazı sunumlarda hatta üstüne çikolata parçaları dökülür.

Flat White

Flat White, özellikle Avustralya ve Yeni Zelanda’da yaygın bir kahve çeşididir. Bu kahve çeşidi cappucino ile oldukça benzerdir. Ancak süt kreması ve çikolata parçaları yerine sadece buharda ısıtılmış süt kullanılır.

Macchiato – Piccolo Latte

Macchiato, bir shot espresso üzerine 1 veya 2 kaşık süt kremasının eklenmesiyle hazırlanır. Bu türüne short macchiato adı verilir. Long macchiato ise short macchiatoya oldukça benzerdir. Fincana bir shot espresso yerine iki shot espresso konulur. Süt kreması eklendikten sonra kahve ve az miktarda süt kremasının karışması için fincan saat yönünden birkaç kez döndürülür.

Ristretto

Ristretto, espressonun daha sert ve koyu halidir. Espresso hazırlamak için kullanılan suyun neredeyse yarısı kullanılarak bu kahve hazırlanır.

Affogato

Affogato, kış aylarında tercih edilen tatlı bir kahvedir. Bir bardak süt içerisine bir kaşık vanilyalı dondurma konulur. Daha sonra üstüne bir shot espresso eklenir.

Con Panna

Con Panna hazırlanırken bir shot espresso üstüne krema eklenir. Bu da tatlı olarak tüketilen kahve türleri arasında yer alır.

 

KAHVE VE KAFEİN

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır bu topraklarda. Sohbetlerin, dostluğun, saygının, kimi zaman misafirperverliğin simgesidir kahve. Kahvesin kültürümüze girişi ise 1500’lü yıllara dayanır. Her ne kadar içerdiği kafein uykunuzla problem yaşamanıza neden olsa da bir çok çeşidi ile çoğumuzun vazgeçilmezidir. Ofisimizden evlerimize, toplantılarımızda, merasimlerimizde olmazsa olmazlar arasında olan kahve iki arkadaşın sohbetinin sırdaşıdır. En önemlisi de hepimizin bildiği gibi kahve bahane, önemli olan bir arada olmaktır.

İlk kahve deneyimi

Çekirdeklerinin kavrulup öğütülerek meydana gelen kahve tozuyla yapılan nefis aromalı kahve nasıl keşfedildi?

Bu konuda bir çok hikaye ve efsane ortalıkta dolaşmakta. Bunların en bilineni, Habeşistanda bir çoban olan Kaldi’nin keçilerinin yediği kırmızı bir meyvenin, keçilerine verdiği enerjiyi ve keçilerin çok az uyuduklarını fark etmesi ile başlamıştır. Bunun üzerine kendisinin de bu meyvelerden tatması ile benzer şeyleri yaşadığını görmesi, şimdiki adı olan kahve olarak bilinmese de keşfine yol açmıştır. Keşfinden birkaç yüz yıl sonrasına kadar yiyecek ve içecek olarak, özellikle de ekmek yapımı için kullanılmıştır. Özellikle sufilerin kendilerini zinde tutabilmek ve daha çok ibadet yapmak için kullandıkları bir içecek olmuştur. Bu noktadan sonra kahve ticaret olarak da değerlenmeye başlamıştır.

Yüzyıllar önceye dayanan bu başlangıçtan sonra kahve ilk çıkış noktası olan Etiyopya(O zamanki adı Habeşistan)’dan önce Arap yarımadasına ardında da İstanbul’a kadar gelmiş ve ana dağıtım noktası burası olmuştur.

Kahve içindeki sihir Kafein

Sihir kelimesi kafein için fazla gibi gözükse de vücuda alındığında yarattığı etki en uyuşuk insanı bile hareketlendirmeye yetiyor. Kafein aslında çay ve kakaoda da bulunmakla birlikte en fazla bulunduğu bitki kahvedir. 1819 yılında Alman kimyager Friedrich Ferdinand Runge tarafından keşfedildiği bilinmektedir.

Kafeinin bizi uyanık ve enerjik tutması adenozin maddesinin yerine geçmesiyle oluşur. Adenozin uyanık kaldığımız ve efor sarf ettiğimiz durumda kanda artış gösteren ve bize yorgunluk hissini veren maddedir. Kafein bu maddeyi baskılayarak reseptörleri yanıltır ve uyuşukluk halini üzerimizden atmamıza yardımcı olur.

Etkileri nelerdir?

Her vücutta tüketilen oranlara göre farklı etkiler bırakabilen kafein yerinde tüketildiğinde birçok faydaya sahiptir. Uzun ve yorucu bir mesai ortamıyla rahatça baş etmenize yardımcı olabilir. Alzheimer hastalığının önlenmesinde yararlı etkileri bulunduğu gözlemlenmiştir. Bir konuya odaklanmamız gerektiğinde kahve en büyük yardımcımızdır. Sporcular için daha uzun spor yapmaya yardımcıdır. Yağ yakıcı özelliği ile kilo vermede yardımcıdır. Felç geçirme ihtimalini azaltmaktadır. Tabi bu kişiden kişiye değişkenlik gösterecektir.

Fazla kafein tüketmek nelere yol açar?

Normal miktarlarda kahve tüketimi faydalıdır. Ancak içerdiği kafen nedeniyle fazla tüketim yüksek nabız ve buna bağlı el titremesi, uykusuzluk nedeniyle sinirlenme belirtileri, mide bulantısı ve aşırı sıcaklık artışına neden olabilir. Kalp hastalarının dikkatli tüketmesinde fayda var. Normal tüketim sınırlarında zarardan çok faydası olduğu görülmektedir.

Ne kadar kahve tüketmeliyiz?

Bu soruya net bir cevap vermek zordur. Kiloya, yaşa ve aktiviteye bağlı olarak değişen miktarlarda kafein ihtiyacı bulunmaktadır. Ortalama bir insan için 2-3 fincana kadar kahve tüketilebilir. Gördüğünüz etkilere göre bu oranı azaltıp arttırabilirsiniz.

HANGİ FİLTRE KAHVE?

Hangi filtre kahveyi içmeliyim diye soruyorsanız size gerçekçi bir haberimiz var. Her kahve çekirdeği güzeldir. Ama önemli olan damak tadınıza en çok hangisinin uyduğudur. Bundan dolayı kahve alırken tadım yapma imkanınız varsa kesinlikle tadıp alın. Deneye yanıla aşık olacağınız o filtre kahveyi bulacağınıza emin olabilirsiniz!
Filtre kahve çekirdeği türevlerini genel olarak dörde ayırabiliriz: Arabica, Robusta, Liberice ve Excelse. Bu kahve çekirdeklerinin yetiştirildiği alanlarda çekirdek kadar önemli olduğu için kahve alırken genelde Etiyopya, Kolombiya, Guatemala olarak ayırırız. Üretildiği ülkelerde bulunan toprak yapısı, meyveler ve baharatlar özellikle Arabica kahve çekirdeğini çok etkilediği için kahveler arasında aroma ve yoğunluk farklılıkları görebiliriz.
Kahveyi genel olarak üç ana bölgede değerlendirdiğimizde, çiçeksi aromalara sahip olan Afrika’dan gelen kahveler daha yumuşak içimlidir. Orta içim derecesine sahip olan kahveler ise Güney Amerika’dan, özellikle Brezilya ve Kolombiya’dan gelen kahvelerdir. Bazı Brezilya kahveleri öğütülme şekillerinden dolayı yumuşak içime uygun olarak da satılmaktadır. Bu kahvelerde yoğun bir kakao aroması bulunmaktadır. En sert içime sahip olan kahve çeşitleri ise Asya’dan gelmektedir. Topraksı bir tada sahip olan bu kahveler herkes tarafından sevilmeyebiliyor.
Kahve çekirdeğinin yetiştiği toprakta bulunan her tür aroma kahveye nota olarak yansıdığı için pek çok çeşit notaya sahip filtre kahve seçenekleriyle karşılaşabilirsiniz. Daha alışılmış bir filtre kahve içmek istiyorsanız Brezilya veya Etiyopya’dan gelen kahveleri deneyebilirsiniz. Tabii ki her filtre kahve seçiminizde, çekirdeklerin öğütülürken geçtiği aşamaların kahvenin içimini yumuşattığını, sertleştirdiğini ya da aromasını kaybettirdiğini unutmamak gerekir.
Tabii ki doğru filtre kahveyi bulmak için kahve çekirdeği kadar önemli olan diğer unsur da kahvenin nasıl öğütüldüğüdür.
Öncelikle, gerçekten taze bir kahve içmek istiyorsanız kahve çekirdeklerini demleme esnasında öğütmeniz daha doğru olur. Öğütülen kahve bozulmaya daha hazır olduğu için bir yerden sonra o aromasını ve kokusunu kaybeder, bu yüzden içmeden önce içeceğiniz kadar çekirdeği öğütmeniz çok daha taze ve aromalı bir kahve içmenize olanak sağlayacaktır. Aynı zamanda her demleme yönteminde farklı kahve öğütme dereceleri kullanacağınızdan, el değirmeni mantıklı bir seçim olacaktır.